RESMİ GAZETE
3. Hukuk Dairesi 2024/1347
E. , 2024/2655 K.
MAHKEMESİ:Tüketici
Mahkemesi
SAYISI : 2022/630 E., 2023/278 K.
Taraflar arasında, İlk Derece Mahkemesinde görülen itirazın iptali davasında
özel dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince kesin olarak verilen kararın kanun yararına temyizen
incelenmesi Adalet Bakanlığı tarafından istenilmiş olmakla; Tetkik Hâkimi
tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip
gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; müteveffanın müvekkili tarafından işletilen otoyol ve köprüden
... plaka sayılı aracı ile gerçekleştirdiği ihlalli geçişler nedeniyle
ödenmeyen geçiş tutarı ve para cezasının tahsili amacıyla İstanbul 36. İcra
Müdürlüğünün 2021/22926 E. sayılı dosyasından icra takibi başlatıldığını,
davalı müteveffa tarafından takibe itiraz edildiğini belirterek davalının
yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına, %20 icra inkar tazminatına
hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Arzu Yener; davacının belirttiği hususların gerçeği yansıtmadığını,
müteveffanın icra takibine yapmış olduğu itirazın kötü niyetli olmadığını, dava
dilekçesindeki beyan ve taleplerin sebepsiz zenginleşebilmek adına yapıldığını,
eşinin vefat etmesi sonucu arabanın kendi üzerine geçmesi için dava
açtıklarını, arabanın şu an kendinin ve çocuklarının ortak malı olduğunu,
davanın yetkisiz Mahkemede açıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK
DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; alacağın
tahsili amacıyla açılan icra takibinden sonra ancak dava tarihinden önce
borçlunun vefat ettiği, Yargıtay uygulamaları gereğince 6100 sayılı Hukuk
Muhakemeleri Kanunu'nun 124 üncü maddesine uygun olarak mirasçıların ek takip
talebi ile takibe dahil edilerek mirasçılar adına usulüne uygun ödeme emri
gönderilmesi gerekirken buna uygun davranılmadığı, dolayısıyla mirasçılar
hakkında usulüne uygun şekilde başlatılmış geçerli bir icra takibi bulunmadığı
gerekçesiyle, davanın özel dava şartı yokluğundan usulden reddine karar
verilmiştir.
IV. KANUN YARARINA TEMYİZ
A. Kanun Yararına Temyiz Yoluna Başvuran
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararının kanun yararına temyizen
incelenmesi Adalet Bakanlığı tarafından istenilmiştir.
B. Temyiz Sebepleri
Adalet Bakanlığınca; Mahkemece, borçlunun vefatından önce kendisi aleyhine
başlatılan takibe itiraz ederek takibi durdurduğu, bu nedenle borçlunun
itirazının hükümden düşürülmesi aşamasına gelinen icra takip dosyasında hiçbir
işlem yapılamayacağından işin esasının incelenerek bir karar verilmesi
gerekirken yazılı şekilde karar verilmiş olmasının usul ve yasaya aykırı
bulunduğu ileri sürülerek; kararın kanun yararına bozulması talep edilmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacı tarafından işletilen otoyoldan ihlalli geçiş nedeniyle
ödenmeyen geçiş ücreti ve idari para cezasının tahsili amacıyla başlatılan icra
takibine itirazın iptali istemine ilişkin olup, borçlunun icra dosyasına
yaptığı itiraz sonrasında, ancak itirazın iptali davası açılmasından önce vefat
etmiş olması durumunda mirasçılarına karşı dava açılıp açılmayacağı noktasında
toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 363 üncü
maddesinin birinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemelerinin kesin olarak
verdikleri kararlar ile istinaf incelemesinden geçmeden kesinleşmiş bulunan
kararlarına karşı, yürürlükteki hukuka aykırı bulunduğu ileri sürülerek, Adalet
Bakanlığı tarafından kanun yararına temyiz yoluna başvurulur.
2. Temyiz talebi Yargıtayca yerinde görüldüğü takdirde, 6100 sayılı Kanun’un
363 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca karar kanun yararına bozulur ve bu
bozma, kararın hukuki sonuçlarını ortadan kaldırmaz.
3. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) "İtirazın
İptali başlıklı" 67 nci maddesi.
4. 2004 sayılı Kanun'un "İtirazın Hükmü" başlıklı 66 ncı maddesi.
5. 2004 sayılı Kanun'un "Terekenin Borçlarında" başlıklı 53 üncü
maddesi.
6. Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 19.03.2007 tarihli ve 2007/2701 E., 2007/5159
K. sayılı ilamı, 13.12.2017 tarihli ve 2016/24647 E., 2017/15485 K. sayılı
ilamı ile Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 03.02.2021 tarih ve 2020/5440 E.,
2021/971 K. sayılı ilamı.
3.Değerlendirme
1. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67 nci maddesinde düzenlenen itirazın
iptali davası, alacaklının icra takibine karşı, borçlunun itirazının iptali ile
2004 sayılı Kanun'un 66 ncı maddesine göre itiraz üzerine duran takibin
devamını sağlamayı amaçlayan, icra takibine sıkı sıkıya bağlı, takip hukuku
içinde olmakla birlikte maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin
hükümle sonuçlandıran bir davadır. Bu davanın açılabilmesi ve davanın esası
hakkında karar verilebilmesi için 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunundaki
genel hükümlerin yanı sıra itirazın iptali davalarına özgü bazı dava şartlarının
bir arada bulunması gerekir. Bunlar; alacaklının dava ve takipte hukuki
yararının bulunması, geçerli bir ilâmsız icra takibi yapılmış olması, süresi
içinde yapılmış geçerli bir itirazın bulunması ve davanın itirazın tebliğinden
itibaren bir yıl içerisinde açılmasıdır.
2. 2004 sayılı Kanunun 66 ncı maddesine göre, müddeti içinde yapılan itiraz
takibi durdurur. Alacaklının yapmış olduğu takibe karşı borçlu süresinde ve
usule uygun olarak itiraz ettiğinde, Kanunun 66 ncı maddesi gereğince takip
duracağından, durma kararı sonrası itirazın iptali veya itirazın kaldırılmasına
karar verilmeden takip dosyasında hiçbir işlem yapılamaz (Yargıtay 12. Hukuk
Dairesinin 03.02.2021 tarihli ve 2020/5440 E., 2021/971 K. sayılı ilamı).
3. 2004 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesi gereğince borçlunun ölümü halinde
alacaklının takip edebileceği iki yol vardır. Ancak, şu hususu öncelikle
vurgulamak gerekir ki aşağıda açıklanacak iki yol da yeni bir takip olmayıp
eski takibin devamıdır.
a) Takibi tereke hakkında devam ettirmek;
Bu yolun seçilebilmesi için terekenin henüz taksim edilmemiş veya resmi
tasfiyeye tabii tutulmamış yahut mirasçılar arasında aile şirketi tesis
edilmemiş olması gerekir. Tereke hakkındaki takipte borçlu hayatta olsaydı
hangi usul uygulanacak idi ise o usul uygulanır. Dolayısıyla borçlu hakkında
iflas, haciz, rehnin paraya çevrilmesi yollarından hangisi ile takip yapılmışsa
takibe o yolla devam edilir.
b) Takibi mirasçılar hakkında devam ettirmek;
Takibin mirasçılar hakkında devamı, haciz yada rehnin paraya çevrilmesi
yollarıyla olur. Muris hakkındaki takip iflas yolu ile başlamış ise mirasçılar
hakkında iflas yolu ile takibe devam edilemez.
4. Kural olarak bir takipte tek ödeme emri çıkarılır. Mirasçılar hakkındaki
takip ilk takibin devamı olduğundan mirasçılar adına ödeme emri çıkarılmasına
gerek bulunmamaktadır. Adı geçenlere muhtıra gönderilerek takibin kendilerine
karşı da sürdürüleceği isteğinin bildirilmesi ile yetinilmelidir. Ancak,
fazladan ödeme emri çıkarılması yeni bir takibin başlatıldığı anlamına gelmeyip
takibin mirasçılara karşı devam edildiğini gösteren muhtıra niteliğindedir.
Ödeme emri çıkarılması fuzuli bir işlem olduğundan mirasçılar, murisin
ölümünden önceki işlemlere itiraz edemeyecektir. Mirasçıların başvurusu,
mirasçı olunmadığı, mirasın reddedildiği gibi itirazlarla, imhal, itfa,
zamanaşımı (İİK.71) ve benzeri itirazlar olabilir (Yargıtay 12. Hukuk
Dairesinin 19.03.2007 tarihli ve 2007/2701 E., 2007/5159 K. sayılı ilamı ile
13.12.2017 tarihli ve 2016/24647 E., 2017/15485 K. sayılı ilamı).
5. Somut olayda; İstanbul 36. İcra Dairesinin 2021/22926 E. sayılı dosyası ile
başlatılan icra takibinde ödeme emrinin borçluya 23.09.2021 tarihinde tebliğ
edildiği, borçlu Faruk Yener'in 24.09.2021 tarihinde borca itiraz ettiği, icra
takibinin durdurulmasına karar verildiği, borçlunun 15.07.2022 tarihinde vefat
ettiği, Ankara 13. Sulh Hukuk Mahkemesinin 17.11.2022 tarihli ve 2022/2145 E.,
2022/1819 K. sayılı kararı ile borçlunun mirasçılarının eldeki davanın
davalıları olan Arzu Yener, Ayşegül Ezel Yener ile Yusuf Sezgin Yener olduğunun
tespit edildiği, eldeki itirazın iptali davasının 16.12.2022 tarihinde açıldığı
anlaşılmaktadır.
6. Hal böyle olunca Mahkemece, takipte tek ödeme emri çıkartılacağı, mirasçılar
hakkındaki takibin ilk takibin devamı olduğu, mirasçılar adına ödeme emri
çıkarılmasına gerek bulunmadığı, fazladan ödeme emri çıkarılmasının yeni bir
takibin başlatıldığı anlamına gelmediği, takibin mirasçılara karşı devam
edildiğini gösteren muhtıra niteliğinde olduğu, ödeme emri çıkarılmasının fuzuli
bir işlem olduğu, mirasçıların murisin ölümünden önceki işlemlere itiraz
edemeyeceği, itirazın iptali davası koşullarının alacaklının dava ve takipte
hukuki yararının bulunması, geçerli bir ilâmsız icra takibi yapılmış olması,
süresi içinde yapılmış geçerli bir itirazın bulunması ve davanın itirazın
tebliğinden itibaren bir yıl içerisinde açılmış olduğu değerlendirilerek
mütevaffa borçlunun itirazı konusunda işin esası incelenerek bir karar
verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı
olup bozmayı gerektirmektedir.
7. O halde, Adalet Bakanlığının bu yöne ilişen kanun yararına temyiz talebinin
kabulü gerekmiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Adalet Bakanlığının 6100 sayılı Kanun’un 363 üncü maddesinin birinci fıkrasına
dayalı kanun yararına temyiz isteminin kabulü ile kararın sonuca etkili olmamak
üzere KANUN YARARINA BOZULMASINA,
Dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Adalet
Bakanlığına gönderilmesine,30.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.