AKIL HASTASI KİŞİNİN GÖZLEM ALTINA ALINMASI GÖZLEM ALTINA ALINMANIN AMACI VE HUKUKİ NİTELİĞİ Gözlem altına alınma CMK madde 74 uyarınca “Fiili işlediği yolunda kuvvetli şüpheler bulunan şüpheli veya sanığın akıl hastası olup olmadığını, akıl hastası
Haber / Duyuru
GÖZLEM ALTINA ALMA
GÖZLEM ALTINA ALMA
AKIL HASTASI KİŞİNİN GÖZLEM ALTINA ALINMASI GÖZLEM ALTINA ALINMANIN AMACI VE HUKUKİ NİTELİĞİ Gözlem altına alınma CMK madde 74 uyarınca “Fiili işlediği yolunda kuvvetli şüpheler
bulunan şüpheli veya sanığın akıl hastası olup olmadığını, akıl hastası ise ne
zamandan beri hasta olduğunu ve bunun, kişinin davranışları üzerindeki
etkilerini saptamak için” uygulanan bir
koruma tedbiridir. Gözlem altına
alınma koruma tedbiri kapsamında şüpheli yahut sanık resmi bir sağlık kurumunda
gözlem altında tutulur. Buradaki amaç ise
hakkında kuvvetli şüphe bulunan şüpheli ya da sanık hakkında verilecek ceza
yahut güvenlik tedbirlerinden evvel kişinin akıl hastası olup olmadığının, akıl
hastası ile fiili işlediği esnada akıl hastalığının bulunup bulunmadığının,
akıl hastalığının işlediği fiilin sonuçlarını algılaması üzerindeki etkisinin
tesit edilmesidir. Gözlem altına
alınma özü itibarıyla kişilerin Anayasal anlamda kişi hürriyeti ve güvenliği
ile kişi dokunulmazlığı hakları ile yakından ilgilidir. Bu hakların ihlal edilmemesi
için gözlem altına alınmanın şartları Ceza Muhakemesi Kanunu’nda tahdidi olarak
sayılmıştır. Ve işbu koruma tedbirinin belli sürelere bağlanması da orantılılık
ilkesini de doğurmaktadır. GÖZLEM ALTINA ALINMANIN ŞARTLARI Yukarıda da
bahsedildiği üzere akıl hastalığı halinde gözlem altına alınma bir koruma
tedbiri olarak Anayasal hak ve hürriyetlerin özüne aykırılık yaratmaması amacı
ile Kanun tarafından şartlara bağlanmıştır. CMK madde 74 “(1) Fiili işlediği yolunda kuvvetli şüpheler
bulunan şüpheli veya sanığın akıl hastası olup olmadığını, akıl hastası ise ne
zamandan beri hasta olduğunu ve bunun, kişinin davranışları üzerindeki
etkilerini saptamak için; uzman hekimin önerisi üzerine Cumhuriyet savcısının
ve müdafiin dinlenmesinden sonra resmî bir sağlık kurumunda gözlem altına
alınmasına, soruşturma evresinde sulh ceza hâkimi, kovuşturma evresinde mahkeme
tarafından karar verilebilir. (2) Şüpheli veya sanığın müdafii yoksa hâkim veya
mahkemenin istemi üzerine, baro tarafından bir müdafi görevlendirilir. (3) Gözlem süresi üç haftayı geçemez. Bu sürenin
yetmeyeceği anlaşılırsa resmî sağlık kurumunun istemi üzerine, her seferinde üç
haftayı geçmemek üzere ek süreler verilebilir; ancak sürelerin toplamı üç ayı
geçemez.” 1-Kuvvetli Şüphe
Bulunması Kuvvetli şüphe
ceza hukukunda yer alan en yüksek dereceli şüphe çeşididir. Kuvvetli şüpheden
bahsedebilmek için şüpheli ya da sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair
deliller bulunması ve suçu işlediğinin kuvvetle muhtemel olarak kabul
edilebilir olmasıdır CMK madde 74’ün
ilk fıkrasında belirtildiği üzere; gözlem altına alınma tedbirinin ilk şartı
kişi hakkında kuvvetli şüphenin bulunmasıdır. Kanun koyucunun, hukukta var olan
yeterli şüphe ve makul şüphe kavramları yerine kuvvetli şüphe kavramına yer
vermesinde de anlaşılacağı üzere amaç söz konusu tedbirin her halükarda kişi
hak ve hürriyetlerini ihlal etmemesini sağlamaktır. 2-Uzman Hekimin
Önerisi Bulunması CMK 74. Maddenin
ilk fıkrasına göre; gözlem altına alınma tedbirine karar verilebilmesi için
karar öncesinde resmi bir sağlık kuruluşundan yahut Adli Tıp kurumundan uzman
hekim raporu alınması kanuni şarttır. Söz konusu kararda alanında uzman
hekimin, kişinin gözlem altına alınması önerisinde bulunması gerekmektedir. Bu
raporun alınmaması ya da raporda eksiklikler bulunması Yargıtay tarafından
bozma sebebi yapılmıştır. 3-Savcı ve Müdafi
Dinlenmesi Yine aynı maddenin
ilk ve ikinci fıkraları yarınca gözlem altına alınması kararının verilebilmesi
için hekim raporundan sonra Cumhuriyet Savcılı ve şüpheli/sanık müdafinin
dinlenmesi şarttır. Aksi takdirde adil yargılanma hakkı ihlali gündeme
gelecektir. Eğer şüpheli/sanığın müdafi bulunmuyorsa hakim ve mahkeme
tarafından yargı çevresindeki barodan müdafi görevlendirilmesi istenmelidir.
Müdafinin dinlenmemesi Yargıtay tarafından bozma nedeni sayılmıştır. 4-Hâkim veya Mahkeme
Kararı Olması Ayrıntısı ile izah
edildiği üzere; gözlen altına alınması kararı kişinin kişi dokunulmazlığı ile
kişi hürriyeti ve güvenliği haklarını ihlal edebilir. Anayasa ise kişilerin hak
ve hürriyetlerinin ancak mahkeme kararı ile sınırlanabileceğini hüküm altına
almıştır. Bu nedenle gözlem altına alınması kararının hakim veya mahkeme
tarafından verilmesi hem Anayasal hem de CMK madde 74 uyarınca şarttır. 5-Süresi CMK madde 74’de
gözlem altına alınması kararı kesin süreye bağlanmıştır. Maddeye göre; kişi
hakkında verilecek gözlem altına alınma süresi 3 haftadır. Ancak bu süre içinde
hekim raporunun hazırlanması mümkün olmayacaksa resmi sağlık kurumunun istemi
zerine 3 haftayı geçmemek üzere ek süreler verilebilir. Her halükarda verilecek
süre 3 ayı geçmemelidir. Eğer verilen süre sonlanmış ise, Mahkeme tarafından
istenen rapor hazırlanmamış olsa dahi kişi derhal serbest bırakılmalıdır. GÖZLEM ALTINA ALINMA KARARINA İTİRAZ / KANUN YOLU CMK madde 74/4 “Gözlem altına alınma kararına karşı itiraz
yoluna gidilebilir; itiraz, kararın yerine getirilmesini durdurur.” Madde metninden de
anlaşılacağı üzere gözlem altına alınma kararına karşı gidilecek kanun yolu “itiraz”dır. Verile gözlem altına alınma
kararına karşı yapılan itiraz ile kararın yerine getirilmesini durdur. İtiraz
sonuçlanıncaya kadar verilen karar uygulanmaz. Ancak itirazın merci tarafından
reddedilmesi halinde karar kesinleşecek ve gözlem altına alınma kararının
infazı başlayacaktır.